Dinle Beni 5. ve Son bölüm
Kapanmıştı kapı. Gitmişti adam.
Hıçkırık sesleri kesilmiş, derin bir sessizlik içinde yere çökmüş öylece kalmıştı kız. Ağlamıyor, ağlayamıyordu. Gözleri kapıda bekliyordu adamın geri gelip özür dilemesini.
Gitme dememişti. Gelme de demeyecekti. Affedecekti. O’nsuz bir hayat nasıldı? Sanki hep O vardı. Hava kararmıştı. Karanlıktan korkardı. Işığı yakmadı. İnatla bekledi. Bekledikçe umudu kırıldı, umudu kırıldıkça yüreği daha da yandı. Öfke sardı yanan yüreğini. Hızla kalktı yerinden, binbir türlü şey geçiyordu aklından, bütün eşyaları yakıp yıkmak, intihar etmek, “pişman olup geri geldiği zaman” yaptığı hatanın enkazını görmesini sağlayıp, O’nu daha da pişman etmek. Yüzüne sıcak bir alev gibi çarpan öfke, bütün vücudunu titretiyordu. Önüne gelen, gücü yeten herşeyi yıktı devirdi. Öfkesi daha da şiddetlendi. Yatak odasına doğru yürüdü. Uyku ilaçlarıyla sonlandıracaktı hayatını. Işığı yaktı, ilaçları bulmak için çekmeceleri karıştırmaya başladı.
Yatağa doğru yürüdü. Yatağın üzerine bırakılmış kağıdı gördü. Aldı. Oturdu ve okumaya başladı.
Okudukça ağladı. Ağladıkça öfke alevi söndü, yerini derin bir hüzne bıraktı.
“Bebeğim” diyordu mektupta. Bebeğimin üzeri karalanmıştı.
“Sana gelip sarılmamak için engel oluyorum kendime. Düşünceler, sana her zaman uzak durmanı söylediğim düşünceler sardılar aklımı. Her zaman bir liman olmaya çalıştım sana, öfke nöbetlerinin oluşturduğu dalgalara rağmen, hep kucak açtım. Engelledim alabora olmasını ilişkimizin. Engellemeye çalıştım. Seviyordum seni. Hala da seviyorum. Ama artık çok yoruldum. Sana kucak açamamaktan, seni incitmekten korkuyorum. Şimdiye kadar susarak geçirdiğim sinirli anlar tahammül edilemez boyuta geldiği için korkuyorum. Artık sana bir liman olamamaktan korkuyorum. Çok düşündüm, bu ilk değil düşünüşüm. Seni üzmemeye söz verdiğim günü hatırlıyorum. Sözümü tutamadım. Şimdi çıkacağım ve bitsin diyeceğim sana, o gücü kendimde bulabilirsem. Kırgınım canım. Çok kırgınım. Güvenini kazanamamaktan kırgınım, beni anlayamamandan, kimi zaman öfkenin seni nasıl esir alabildiğinden. Son bir şans vermek istiyorum bize. Aynı olacağından korkuyorum. Sana soruyorum canım…Ben gittikten sonra yıkıp döktün mü evi? İntiharı getirdin mi aklına? Öfken seni kendine esir etti mi yine? Belki de ben gitmeden yaptın bunları. O kadar eminim ki öfkenin esiri olacağına. Yine de umuyorum yanılmayı. Yanıldıysam bir şans daha vereceğim ilişkimize, yatak odasının ışığı yandıktan biraz sonra geleceğim. Belki bir sona, belki yeni bir başlangıca.
Bütün umudum yanılmak…” Sonrasında eklenenler karalanmıştı.
Kız mektup bitince farketti adamın geldiğini. Adam ise boş ilaç şişesini görünce farketti geç kaldığını.
Bitti.
RMSGNC
Forumda yorum yapmak için tıklayınız.
Hikayenin sonu açıktır. İstediğiniz gibi kafanızdan devamını getirebilirsiniz.

