Mavigül.org

Dostluk Adına…


Dinle Beni 5. ve Son bölüm

Kasım10

Kapanmıştı kapı. Gitmişti adam.
Hıçkırık sesleri kesilmiş, derin bir sessizlik içinde yere çökmüş öylece kalmıştı kız. Ağlamıyor, ağlayamıyordu. Gözleri kapıda bekliyordu adamın geri gelip özür dilemesini.
Gitme dememişti. Gelme de demeyecekti. Affedecekti. O’nsuz bir hayat nasıldı? Sanki hep O vardı. Hava kararmıştı. Karanlıktan korkardı. Işığı yakmadı. İnatla bekledi. Bekledikçe umudu kırıldı, umudu kırıldıkça yüreği daha da yandı. Öfke sardı yanan yüreğini. Hızla kalktı yerinden, binbir türlü şey geçiyordu aklından, bütün eşyaları yakıp yıkmak, intihar etmek, “pişman olup geri geldiği zaman” yaptığı hatanın enkazını görmesini sağlayıp, O’nu daha da pişman etmek. Yüzüne sıcak bir alev gibi çarpan öfke, bütün vücudunu titretiyordu. Önüne gelen, gücü yeten herşeyi yıktı devirdi. Öfkesi daha da şiddetlendi. Yatak odasına doğru yürüdü. Uyku ilaçlarıyla sonlandıracaktı hayatını. Işığı yaktı, ilaçları bulmak için çekmeceleri karıştırmaya başladı.
Yatağa doğru yürüdü. Yatağın üzerine bırakılmış kağıdı gördü. Aldı. Oturdu ve okumaya başladı.
Okudukça ağladı. Ağladıkça öfke alevi söndü, yerini derin bir hüzne bıraktı.
Bebeğim” diyordu mektupta. Bebeğimin üzeri karalanmıştı.
Sana gelip sarılmamak için engel oluyorum kendime. Düşünceler, sana her zaman uzak durmanı söylediğim düşünceler sardılar aklımı. Her zaman bir liman olmaya çalıştım sana, öfke nöbetlerinin oluşturduğu dalgalara rağmen, hep kucak açtım. Engelledim alabora olmasını ilişkimizin. Engellemeye çalıştım. Seviyordum seni. Hala da seviyorum. Ama artık çok yoruldum. Sana kucak açamamaktan, seni incitmekten korkuyorum. Şimdiye kadar susarak geçirdiğim sinirli anlar tahammül edilemez boyuta geldiği için korkuyorum. Artık sana bir liman olamamaktan korkuyorum. Çok düşündüm, bu ilk değil düşünüşüm. Seni üzmemeye söz verdiğim günü hatırlıyorum. Sözümü tutamadım. Şimdi çıkacağım ve bitsin diyeceğim sana, o gücü kendimde bulabilirsem. Kırgınım canım. Çok kırgınım. Güvenini kazanamamaktan kırgınım, beni anlayamamandan, kimi zaman öfkenin seni nasıl esir alabildiğinden. Son bir şans vermek istiyorum bize. Aynı olacağından korkuyorum. Sana soruyorum canım…Ben gittikten sonra yıkıp döktün mü evi? İntiharı getirdin mi aklına? Öfken seni kendine esir etti mi yine? Belki de ben gitmeden yaptın bunları. O kadar eminim ki öfkenin esiri olacağına. Yine de umuyorum yanılmayı. Yanıldıysam bir şans daha vereceğim ilişkimize, yatak odasının ışığı yandıktan biraz sonra geleceğim. Belki bir sona, belki yeni bir başlangıca.
Bütün umudum yanılmak…
” Sonrasında eklenenler karalanmıştı.
Kız mektup bitince farketti adamın geldiğini. Adam ise boş ilaç şişesini görünce farketti geç kaldığını.

Bitti.

RMSGNC

Forumda yorum yapmak için tıklayınız.

Hikayenin sonu açıktır. İstediğiniz gibi kafanızdan devamını getirebilirsiniz. :P

Dinle Beni 4. Bölüm

Ekim31

EVET

“Aşkımmmmm” dedi gözlerinin içi parlıyordu, “Gelinlik en çok sana yakıştı şu dünyada”.
“Çok mutluyum” dedi kız, “Seni çok seviyorum”.
“Ben de” dedi adam, muzip bir gülüşle “Akşam olsun daha mutlu olacağım”.
Kız adamın ayağına bastı.
“Ahhh”
“Sakatlayacaksın beni bak!”
Kız dilini çıkardı. Çocuk gibiydi.
“Az önce, nikahta evet dediğinde de basmıştın. Bunu evet olarak kabul ediyorum” dedi adam, sırıtarak.
Kız güldü, O’nunla zaten herşeye, heryere, herzaman “evet” değil miydi?

dugun

SON BÖLÜMLE DEVAM EDECEK…

RMSGNC

Hikayeye yorum yapmak için tıklayınız.

Dinle Beni 3.Bölüm

Ekim29

İlk defa izliyordu gidişini. Gitmezdi O, oysa hep giden taraf kız olmuştu. Durdurmak istedi kız. Gururunu hiçe sayacaktı. Adam sadece ağır ağır yürüyordu. Belki de durdurmasını bekliyordu kızın…

Kız tutamadı kendini “Nereye gidiyorsun?” dedi. Adam durakladı, cevap vermedi. “Nereye dedim!” dedi kız. Sesi titriyor, ağlamamak için zorlanıyordu. Adam durdu. Yutkundu. Arkasını dönmeden, “Gidiyorum.” dedi “Bir daha gelmemek üzere”.

Kız inanamıyordu kulaklarına, her seferinde kızı durduran, ayrılığı ölümle bir tutan, kız ayrılık lafını ettiği için günlerce konuşmayan adam bu muydu? Her zamanki tartışmalarından biri olmuştu. Kız her zamanki gibi çenesini tutamamıştı. Ama neden şimdi herzamanki gibi sarılıp birbirlerinden özür dilemiyor, odalarına gidip barışmanın tadını çıkarmıyorlardı? Kız anlam veremiyordu olanlara. Adam duruyordu.

“Senin de her zaman söylediğin gibi biz anlaşamıyoruz. Boşanalım.” dedi adam. “Artık yoruldum.”

Kız adamın yanına gitti hızla, yakasından tuttu. “SEN NE DEDİGİNİN FARKINDA MISIN?” Adam susuyordu. “NE İSTEDİĞİNİN FARKINDA MISIN SEN HA?” dedi, bağırıyordu. “UNUTTUN MU VERDİĞİN SÖZLERİ, HANİ HER DURUMDA SEVECEKTİN BENİ? HANİ BENİ ASLA ÜZMEYECEKTİN?” Kızın sözleri hıçkırıklarına karışmış, güçlükle anlaşılabiliyordu. Adam ise hala susuyordu.

DEVAM EDECEK…

RMSGNC

Forumda yorum yapmak için tıklayınız.

« Older Entries